1) Çıkarım sanatı nereden geliyor?
Bildiğiniz gibi ben de koyu Sherlock Holmes hayranlarından birisiyim. Elbette olayın köküne inecek olursak çıkarım yapma sanatı da tam olarak bu karakterimiz ile doğmuş olan bir sistemdir. Fakat aslında bizler farkında olmadan bu sistemi günlük yaşantımız içerisinde zaten kullanıyoruz. Sadece bunu kullandığımızın farkında değiliz, ya da hayali karakterimiz Sherlock‘un yaptığı gibi detaya inerek yapmıyoruz. Hemen örnek bir olay ile açıklayacak olursak eğer;Sabah hoşlandığın kızın yüzüne baktığında göz altlarının şiş olduğunu ve aynı zamanda her zamanki makyajı yerine daha düşük bir makyaj yaptığını görüyorsunuz. Çoğu zaman bu manzaranın karşısında kaldığımızda sadece bir şeylerin yanlış gittiğini çıkarımlayabiliriz. Bunu somut verilere bağlamaya çalıştığımız zaman ise tam olarak çıkarım yapma biliminin nimetlerinden faydalanmaya başlayabiliriz. Önemli olan yapılan çıkarımların doğru olması değil, tutarlı olmasıdır. Şimdi tekrar bu manzaradan hareketle bir şeyler çıkarımlayalım.1- Gözlerinin altındaki şişlik ve çökkünlüğe bakılacak olursa dün akşam iyi uyumamış ve hayatında bir şeyler ters gidiyor.2- Bugün iyi gününde değil, her zamankinden daha farklı bir ses tonunu tercih ederek konuşuyor.3- Yeteri kadar uyumadığı için olmuş olsa gerek ki, makyajını da yapmamış. Evet, belki dedektif değiliz ve belki de çıkarım bilimiyle profesyonel manada uzaktan yakından alakamız yok fakat şöyle bir gerçek var ki çıkarımlarımız günlük hayatımızda fazlasıyla yer alıyor. Hatta bunu günlük hayatımızda gayet pratik şekilde uyguluyoruz. Karşınızdaki kişilerin söylediğiniz şeylere vereceği tepkiyi göz kaslarının hareketine göre daha bir şey söylemeden anladığınızı yaşadığınız herhangi bir anınıza dönün. Sonuç olarak bu da bir çıkarımdır. Yani aslında her birimiz bu çıkarım ve gözlemleme olayından faydalanıyoruz. Tabi bunun sınırını belirlemek tamamen sizin ellerinizde olan bir konu.2) Çıkarım sanatının ana mekanizması; Tümden gelim ve Tüme varım
Çıkarım sanatı veya kestirim bilimi adına her ne dersek diyelim, bu alanda yazılmış olan yazıların hiçbirisinde bu iki kavram ile karşı karşıya gelememiş olmak gerçekten benim için en büyük hayal kırıklığıydı. Düşünsenize bir sistem ve bir mekanizmanın tanıtımını yapıyorsunuz ancak bunun tam olarak ney ile bağlı veya alakalı olduğunu açıklayamıyorsunuz. Bu tıpkı bir araba üretip, gaza bastığında gittiğini söyleyip debriyajdan hiç bahsetmemek gibi bir şey.O zaman şunu söyleyebiliriz ki bu olaya baya Fransız kalmışsınız. Konumuza geri dönecek olursak eğer tümden gelim ve tüme varım teknikleri bugün hala felsefe derslerinde teorik olarak öğretilen derslerin arasında yer almaktadır. Bir çıkarım yaptığınızda iki farklı kavramdan faydalanmanız gerekir. Bunlardan biri tümden gelim diğeri de tüme varımdır. Biraz önceki örneği iki farklı kavram üzerinde beraber inceleyecek olursak eğer;Aşama 1;1- Göz altında belirgin şişlikler2- Her zamankinden daha az makyaj3- Özensiz düzleştirilmiş saçlar3- Her zamanki sürülen parlatıcının sürülmemesi Tüme varım aşaması 2;1- Akşam yeteri kadar iyi uyku uyunmamış2- Belli ki ortada bir sıkıntı var3- Sabah kalktığında sıkıntısı hala geçmemiş ki saçlarını yeteri kadar özenli yapamamışYukarıda ki açıklamaya çalışmış olduğum örnekten de anlayabiliriz ki eğer gerçekten bir çıkarımda bulunmak istiyorsak küçük parçalardan mantık yürüterek büyük parçalara ulaşmamız gerekir. Eğer küçük parçaları göremiyorsak ve bu parçalar üzerinden mantık yürütemiyorsak, o halde bu sanatın icrası epey bir zordur vesselam.3) Çıkarım Yapma sanatının genel kültür ile alakası
Şimdi biraz önce yukarıda ki verdiğimiz örnek çıkarımı bir düşünün. Acaba neresinde genel kültür vardı? Ya da neresinde kültür parçacığı vardı? Sorunun cevabı gayet basit. Hepsi mantık yürütmeye ve küçük parçadan büyüğe hareket etmeli bir denklem üzerine kuruluydu.İnternet üzerinde yer alan birçok yazıda okuyucu yanıltan en önemli dayanak noktası iyi bir genel kültür bilgisinin çıkarım sanatı için gerekli olduğunun söylenmesiydi. İyi bir çıkarım da bulunmak için iyi bir genel kültüre sahip olmanız gerekmiyor. İyi bir çıkarım yapmak için iyi bir gözlemci ve bunun yanı sıra iyi bir tüme varımcı olmanız gerekiyor. Eğer gözlem yeteneğiniz olduğundan düşükse istediğiniz kadar uğraşın yine de tüme varım işinde başarılı olamayacaksınızdır.
Bildiğiniz gibi ben de koyu Sherlock Holmes hayranlarından birisiyim. Elbette olayın köküne inecek olursak çıkarım yapma sanatı da tam olarak bu karakterimiz ile doğmuş olan bir sistemdir. Fakat aslında bizler farkında olmadan bu sistemi günlük yaşantımız içerisinde zaten kullanıyoruz. Sadece bunu kullandığımızın farkında değiliz, ya da hayali karakterimiz Sherlock‘un yaptığı gibi detaya inerek yapmıyoruz. Hemen örnek bir olay ile açıklayacak olursak eğer;Sabah hoşlandığın kızın yüzüne baktığında göz altlarının şiş olduğunu ve aynı zamanda her zamanki makyajı yerine daha düşük bir makyaj yaptığını görüyorsunuz. Çoğu zaman bu manzaranın karşısında kaldığımızda sadece bir şeylerin yanlış gittiğini çıkarımlayabiliriz. Bunu somut verilere bağlamaya çalıştığımız zaman ise tam olarak çıkarım yapma biliminin nimetlerinden faydalanmaya başlayabiliriz. Önemli olan yapılan çıkarımların doğru olması değil, tutarlı olmasıdır. Şimdi tekrar bu manzaradan hareketle bir şeyler çıkarımlayalım.1- Gözlerinin altındaki şişlik ve çökkünlüğe bakılacak olursa dün akşam iyi uyumamış ve hayatında bir şeyler ters gidiyor.2- Bugün iyi gününde değil, her zamankinden daha farklı bir ses tonunu tercih ederek konuşuyor.3- Yeteri kadar uyumadığı için olmuş olsa gerek ki, makyajını da yapmamış. Evet, belki dedektif değiliz ve belki de çıkarım bilimiyle profesyonel manada uzaktan yakından alakamız yok fakat şöyle bir gerçek var ki çıkarımlarımız günlük hayatımızda fazlasıyla yer alıyor. Hatta bunu günlük hayatımızda gayet pratik şekilde uyguluyoruz. Karşınızdaki kişilerin söylediğiniz şeylere vereceği tepkiyi göz kaslarının hareketine göre daha bir şey söylemeden anladığınızı yaşadığınız herhangi bir anınıza dönün. Sonuç olarak bu da bir çıkarımdır. Yani aslında her birimiz bu çıkarım ve gözlemleme olayından faydalanıyoruz. Tabi bunun sınırını belirlemek tamamen sizin ellerinizde olan bir konu.2) Çıkarım sanatının ana mekanizması; Tümden gelim ve Tüme varım
Çıkarım sanatı veya kestirim bilimi adına her ne dersek diyelim, bu alanda yazılmış olan yazıların hiçbirisinde bu iki kavram ile karşı karşıya gelememiş olmak gerçekten benim için en büyük hayal kırıklığıydı. Düşünsenize bir sistem ve bir mekanizmanın tanıtımını yapıyorsunuz ancak bunun tam olarak ney ile bağlı veya alakalı olduğunu açıklayamıyorsunuz. Bu tıpkı bir araba üretip, gaza bastığında gittiğini söyleyip debriyajdan hiç bahsetmemek gibi bir şey.O zaman şunu söyleyebiliriz ki bu olaya baya Fransız kalmışsınız. Konumuza geri dönecek olursak eğer tümden gelim ve tüme varım teknikleri bugün hala felsefe derslerinde teorik olarak öğretilen derslerin arasında yer almaktadır. Bir çıkarım yaptığınızda iki farklı kavramdan faydalanmanız gerekir. Bunlardan biri tümden gelim diğeri de tüme varımdır. Biraz önceki örneği iki farklı kavram üzerinde beraber inceleyecek olursak eğer;Aşama 1;1- Göz altında belirgin şişlikler2- Her zamankinden daha az makyaj3- Özensiz düzleştirilmiş saçlar3- Her zamanki sürülen parlatıcının sürülmemesi Tüme varım aşaması 2;1- Akşam yeteri kadar iyi uyku uyunmamış2- Belli ki ortada bir sıkıntı var3- Sabah kalktığında sıkıntısı hala geçmemiş ki saçlarını yeteri kadar özenli yapamamışYukarıda ki açıklamaya çalışmış olduğum örnekten de anlayabiliriz ki eğer gerçekten bir çıkarımda bulunmak istiyorsak küçük parçalardan mantık yürüterek büyük parçalara ulaşmamız gerekir. Eğer küçük parçaları göremiyorsak ve bu parçalar üzerinden mantık yürütemiyorsak, o halde bu sanatın icrası epey bir zordur vesselam.3) Çıkarım Yapma sanatının genel kültür ile alakasıŞimdi biraz önce yukarıda ki verdiğimiz örnek çıkarımı bir düşünün. Acaba neresinde genel kültür vardı? Ya da neresinde kültür parçacığı vardı? Sorunun cevabı gayet basit. Hepsi mantık yürütmeye ve küçük parçadan büyüğe hareket etmeli bir denklem üzerine kuruluydu.İnternet üzerinde yer alan birçok yazıda okuyucu yanıltan en önemli dayanak noktası iyi bir genel kültür bilgisinin çıkarım sanatı için gerekli olduğunun söylenmesiydi. İyi bir çıkarım da bulunmak için iyi bir genel kültüre sahip olmanız gerekmiyor. İyi bir çıkarım yapmak için iyi bir gözlemci ve bunun yanı sıra iyi bir tüme varımcı olmanız gerekiyor. Eğer gözlem yeteneğiniz olduğundan düşükse istediğiniz kadar uğraşın yine de tüme varım işinde başarılı olamayacaksınızdır.

Sherlock karakterinin bir vaka sırasında güneş sisteminden haberdar olmadığına dair bir diyalog geçer. Bu diyaloğu Cumberbatch’in canlandırdığı Sherlock dizisinde de görebiliyoruz. Demek ki gerçekten genel kültür bu işin TAM ana noktası değil.
Çıkarım sanatını Sherlock Holmes gibi uygulayabilmek mümkün mü?
Bu konuya sanırım net ve büyük harfler ile bir cevap verilmesi gerekiyor; KESİNLİKLE HAYIR. Mevzu bahis olan bir hayali karakterdir. Evet, yapılmış olan çıkarımların kesinlikle mantıklı olduğunu düşünebilirsiniz, fakat yine de bu şekilde ileri bir çıkarım yapmak gerçekten yıllarca çalışmakisteyen bir iş haline dönüşür ki bunu başarsanız da zaten büyük ihtimalle ömrünüzün büyük bir bölümü bitmiş olur.
Yani kendinizi tamamen bunun için odaklamaktan vazgeçin. (Tabii, eğer öyle bir niyetiniz varsa :D) Yazılan karakter üzerine düşünüldüğü ve bolca flashback’ler yapılabildiği için çıkarımların bu kadar kusursuz göründüğünü söyleyebiliriz. Ki, Irene Adler ve Arsen Lüpen gibi birçok karakter de Sherlock’la zamanı geldiğinde boy ölçüşmüş ve kısmen galip gelmeyi başarmıştır. Yani, Sherlock Holmes de hatasız değildir. Şunu düşünün, Sherlock Holmes her 5 davasının 3’ünde yanlış çıkarımlar yapmış olsaydı onu yine bu kadar sever miydik? Sevmezdik.
Burada dikkatinizi çekmek istediğim konu ise kesinlikle kusursuz göründüğü tamlamasıdır. Uzun yıllar boyunca bu karakterin kitaplarını okuyan, dizilerini (Eski yapım dizileri mevcuttur. Jeremy Brett versiyonuna dalabilirsiniz, etkileyicidir.) izleyen birisi olarak, yapımların içerisinde sayısız mantık hatasının var olduğunu söylemek isterim.
Bunların aslında hepsini bir zamanlar not tutmuştum, fakat o zamanlar ileride aklıma hiç kişisel blog açacağım gelmemişti, eğer gelmiş olsaydı bunları da yayınlamaktan zevk duyardım. Bizim görmemiz istenen tamamen kusursuz bir senaryo ve kusursuz bir karakterdir. Fakat buna rağmen Sherlock Holmes’ün dahi yanlış yaptığı çıkarımlar mevcuttur.
Aklıma gelen sahnelerden bir örnek daha vermek gerekirse eğer Robert’ın canlandırdığı serinin ilk filmi 2009 yılından bir sahnedir;
Sherlock Holmes, Dr. Watson’un müstakbel eşi ile tanışma yemeği yerken bu kadın hakkında çıkarım yapmak için gözleme başlar. Sherlock’un çıkarımları yanlış çıkınca Dr.Watson’ın müstakbel eşinden okkalı bir tokat yer. Buradan da çıkartabileceğiniz gibi kusursuz çıkarım yapmak gerçekten her zaman mümkün değildir.